uzun olamayacak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzun olamayacak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Uzun Olamayacak Kadar Kısa 2

Sosyalleşmek, sosyal olmak ve final olarak: sosyal medya. Hay sikeyim sizin sosyalinizi. Nasıl tiksiniyorum şu sosyal medya lafından anlatamam. Eskiden bir grup malın ayda yılda yaptığı bir olaya verdiği addı "sosyalleşmek". -Merhaba ben Ahmet, arkadaşım Hasan ve Selahattin ile bir kafede oturup meşrubat içeceğiz. Selahattin'in arkadaşı Pınar'ın da katılımıyla sosyalleşeceğiz. Lan amınakoduğum alt tarafı dışarı çıkıyosun yavşak. Bu dışarı çıkma olayını da her haftasonu görevmiş gibi icra etmek de bu sosyalleşmenin bir parçası. "Sosyal olacağım hibinolar, daha çok insanla tanışacağım, sosyalleşeceğöööm" Sosyal Medya da bu olayın bir devamı. Rakamlar üzerine kurulu arkadaşlıkların, vasıfsız gerzeklerin google'ın 3. sayfasında bulamadığı az damarlı japon yarrağını başkasının bulmasıyla, araba çarpan bir köpeğe 3 değil de 10 kişinin dikkatini çekilmesinin sonucunda bir baytarın çıkıp; araba çarpmış buna teşhisiyle ve sonrasında "işte sosyal medyanın gücü" tepkisinin verilmesidir sikik sosyal medya. Bir de paylaşım var ki eş değer, başka başlık konusu. Burada paylaşımda bulunuyorum taam mı, az saygılı olun. Baylaşım.

Şey diyordum hep "nüfus cüzdanımda din hanesine doğar doğmaz müslüman yazılmış, bana sordular mı dinimi yazıyorlar? Hem nüfus cüzdanında din hanesi başlı başına gereksiz bir şey" böyle klasik düşünceler... İnanır mısın bilmem, -kaldı ki sikimde değil- ben nüfus cüzdanındaki yazıyı düşünürken asıl olay hiç aklıma bile gelmemiş: "pipimi kesmişler ya!" Lan sordunuz mu hiç; biz seni sünnet etcez, senin bu konu hakkındaki fikirlerin neler? dilersen bir brainstorming(bu kelimenin hastasıyım. 3-5 malın toplanıp konuşması en fazla bu kadar havalı gösterilmeye çalışılabilirdi) yapalım diye. Ben belki kesmeyin diyicem, ya da dantel örneği getirip "dikişi tam bu örnekteki gibi istiyorum" diyicem. kıvırıp dikmişiniz hemen, nerde estetik. Lan niye kesiyonuz insanların pipilerini sormadan allahsızlar.

El öpmek nasıl pis bir gelenektir, düşündükçe iğreniyorum. Başka ülkelerde var mı bilmiyorum ama vardır muadilleri muhakkak. Şimdi elini öptüğümüz kişi mantıken yaşlı di mi. 28 yaşındaki adamın elini niye öpelim. E yaşlı dediğimiz canlı da, öyle kendine çok süper bakabilen bir tür değil. Sıçıyo, işiyo, dişini çıkarıyo, yürürken sürekli bir yerlere tutunuyo. Ne kadar temiz olursa olsun sıklıklar sonucu çok yüksek bir sterilizasyon zor. Onu geçtim eli öpülmeyecek kategorisindeki de öyle süper temiz olamıyo ki her an. Misal takribi 3 gün önce çatadanak, habersizce dedemlere gittim ve kapıyı açar açmaz dedemin elini öptüm. Aynı dakika aynı sahnede ben olsam; 5 dakika önce sikimi kaşımış ve içeri giren torunuma yaşlı pipisi kokan elimi öptürüyo olurdum. Yaşlı diye farklı bir cins varmış gibi bahsediyorum ama var cidden. Yaşlanınca kafalar bi güzel oluyo, dünya farklılaşıyo, e haliyle yeni bir kategori çıkıyo, sürekli ne zaman öleceğini bekliyosun. Ovv yaş da 78 olmuş valla ölme vakti de geldi. Ben ölür.

Peluş olan her şeyden tiksiniyorum. Ördeğinden köpeğine, sincabından zürafasına, Darth Vader'inden Ulubatlı Hasan'ına... Bunun sebebi de; 7-8 yaşlarındaki doğum günüme gelen herkesin sözleşmişcesine peluş sikler alması. Yav bre ruh hastaları, siz ne zaman beni peluşla, meluşla oynarken gördünüz. Futbol topuyla uyuyordum lan. Forma, futbol topu, krampon falan bekliyorum. Alıyorum hediye paketini elime hafif mıncırıyorum, tartıyorum, anlıyorum ki içindeki peluş bi sik, dönüp gülümsedikten sonra teşşekkür ediyorum. Lan bir değil iki değil, açıyorum ördek çıkıyo, açıyorum zürafa çıkıyo, açıyorum fil çıkıyo... Hayvanat bahçesine 3 kala del geldi bi anda, içimden "ördekle fili sikiştirsem" nasıl bir tür çıkacağını düşünüyorum. En son "lan bari Takoz Recep'in formasını alsaydınız orozbucocukları" dediğimi hatırlıyorum. Sonrası serbest, sonrsı pazar...

Uzun Olamayacak Kadar Kısa

Toplu taşıma araçlarında halkın psikolojisini birey birey ilerleyerek bozmaya çalışan insanlar var. Nası giriş ama, sanki sosyolog konuşuyormuş gibi oldu. Ama giriş önemli, atalarımızın da dediği gibi; "bi kere girdin mi devamı gelir, yavaş yavaş genişler o" neyse konuyu saptırmayalım. Örneğin; otobüste, minibüste, metroda her neyse yalnız başınıza yolculuk ediyorsunuz. Derken biri gelip yanınıza oturuyor. Buraya kadar her şey normal. Ama o pezevengin evladı, 3 dakika sonra hiç sebep yokken zart diye kalkıp başka bir yere oturuyor ve kişiyi sorularıyla başbaşa bırakıyor. "Acaba koltukaltım mı kokuyor, şeklimden şemalimden mi rahatsız oldu, lan yoksa bi yerine temas mı ettim, anasını mı siktim bu pezevengin, niye kalktı gitti sebepsizce başka yere oturdu lan bu. En muazzam rahatlatma metotu ise; "kesin güneş geliyrodu, kıçı bacağı sığmadı, koltuk biraz arızalı sanki v.b. jeopolitik gerekçeler. Yok abi hiçbiri değil. Kendini bu işe adamış, tüm gün o metro senin, bu iett benim gezip, oturup kalkıp milletin psikolojisini sıçartmaktan, derin sorgulamalara yol açan bir pezevenk o. Yanınızdan kalkıp, başa bir yere oturmaya meylettiği anda ona; "seni tanıyorum" diyin. Muhtemelen her beklenmeyen konuşmada, anlaşıldığı halde anlamamış ayağına yatıp "ney" diyecektir. "Şimdi siktirgit" diyin gidecektir. Gider. Dönerse senindir.

Götünüze bakıp 10 üzerinden puan veriyoruz. Oh be o neydi öyle kıvran kıvran kıvrandım nasıl anlatıcam diye. Birden söyleyince grup terapisinde elele tutuşup "merhaba ben hoanes, menteşeleri yağlamadan bir günümü dahi geçiremiyorum. Ben bir menteşekoliğim. Beni dinlediğiniz için teşekkürler" demiş gibi rahatladım. Hatta iddia ediyorum; erkeklerin %93'ü yapıyor bunu. Geri kalan %7 göğüs seviyordur, saygı duyuyoruz. Benim notum kıt misal. Daha 10 verdiğim görülmemiştir, en fazla 9. Yolda giderken birden arkanızda "5", "8" gibi rakamlar duyarsanız bilin diye söylüyorum. Yoksa ben yapmıyorum. Beni görevlendirdiler. Sen esnaf adamsın dediler verdiler gazı. Hep böyle açıklamaları ben yapmak zorunda kalıyorum la zaten. Bu arada senin de varsa böyle sevimli itirafların, bir gün şömine önünde şaraplarımızı yudumlarken bu konuyu konuşabiliriz. Hem belki kanaat kullanırım.

Twilight denen bi zıkkım var ya. İzledim onu. Bi bok yiyip izledim. Baktım ergenler ölüyo bitiyo üzerine. Edvırd Kalın, Edvırd Kalın diye inliyorlar. Ve tahmin edeceğin gibi Kalın soyadıyla ilgili herhangi bir şaka girişimine girmeyeceğim. Hala nerelerdesin ya. Böyle saçma sapan espriler bekliyosun. Cidden bazen seni anlayamıyorum. Benim olayım tamamen farklı. Bu film neden ergenleri etkiledi, neden bu kadar popüler oldu oralara değinmek istiyorum. Neyse, filmde bilindiği üzre vampirler var. Başrolde bu vampirlerden bizim Edvırd. Böyle yüz bembeyaz, kimseyle konuşmamalar, bi kasım kasım kasılmalar. Ve ergenler bu soğuk profili havalı, çekici buluyor. Çok ilginç geldi bana bu. Denemeye karar verdim. Verdim yüzüme kireci, bembeyaz ettim sıfatımı. Kimseyle konuşmadım, laf edene it gibi hırladım, böyle titreye titreye baktım kafamı eğererek. Sanki bokun üstünden yeni kalkmış gibi bir hava verdim. Bir kişi bile mi ilgilenmez lan. Anca arkadaşlar gelip; "la bi doktora falan git, betin benzin atmış. Kunduz mu sikti, tipine noldu" dediler. Tam olarak o havayı veremedim galiba. Ama sonuçta Edvırd, Kalın. Ben o kadar kalın değilim, lallalalalalaaa...

Kara çarşaflılar altlarına hiçbir şey giymiyormuş. Çok cezbedici, merak uyandırıcı ve tatlı bir geyik. Duyulduğu anda insanın tüm dimağını ele geçirebiliyor. Ama ne yazık ki hala bu ölümsüz geyiğe bir cevap bulunamadı. Ne zaman ki yolda bir yerde görülse sevgili kara çarşaflı ablalarımız ya da abilerimiz. Abilerimiz diyorum çünkü; lan gözükmüyo ki, ne bilcen belki içinde abi var. "Abi bunlar altlarına hiçbir şey giymiyomuş" lafını bir kere duyarım. "Baksana abi tiril tiril titriyo yürürken, altında bir şey olsa böyle olmaz" desteği de akabininde. Ya da en fetiş iç çamaşırlarını bunlar giyiyomuş, altlarında ya tanga ya jartiyere dönüyo. Bunlar falan diye bahsediyorum ama öyle sonuçta. Kendini silikleştiren insana ben de meta muammelesi yapabilirim. Her neyse biri çıksın açıklama yapsın, genç fetişler huzursuzuz. Açılım da olur.